| ||||||||||
| ||||||||||
GALERİEN ÇOK OKUNANLARSON YORUMLANANLARÖNEMLİ LİNKLER |
Ezgilerin Kardeşliği26 Eylül 2009, 02:31 Dr. Canan Kaftancıoğlu / Ezgilerin Kardeşliği Geçen günlerde katıldığım bir etkinlikte genç bir müzik grubunun çalıp söylediği protest ezgilerle yaklaşık 20 yıl öncesine gittim. Öncelikle sevindim; sevindim çünkü bizlerin 20 yıl öncesinde korkarak söylediğimiz şarkıları bugün gençler daha bir cesur söylüyor. Bizler gibi inançlı, bizler gibi duygulu ve her bir kelimesine binlerce anlam yükleyerek. İçimdeki sevincin yerini bir hüzün kapladı devamında, çünkü bizler gibi gençlerin de hala bu şarkıları söylemeye ihtiyaçları var. Biliyoruz ki şarkılar, türküler sözlerinde birçok olguya özlem, yaşanmışlık barındırır. Kültürümüzden, yaşadıklarımızdan ve yaşayamayıp özlem duyduğumuz duygularımızdan hayat bulur. Sözler, anlatmak istediği duyguya uygun melodileriyle kulaklarımızdan beynimize ve yüreğimize yolculuk eder. Bu yüzden değil midir ki, bizim türkülerimizde de büyük oranda barış, kardeşlik, özgürlük, aşk temalarının sıklıkla işlenmiş olması. Çünkü yıllardır hepimizin ortak özlemi bu. Nasıl 20 yıl öncesinde bizler haykırıyorsak, bugün gençler haykırıyor bu duygulara olan özlemi. Barışa ve kardeşliğe olan bu özlemin türkülerle dile getirilmesi daha samimi daha çıkarsız ve daha amaca yönelik. Müzik evrenseldir. Sözleri hangi dilde olursa olsun vermek istediği mesaj tüm dünyayı ilgilendirir. 70'ler de Pink Floyd çıkıp .....A place to stay enought to eat, somewhere old heroes shuffle safely down the street, where you can speak aut loud about your doubst and fears… (kalacak yer, yeterli yiyecek, yaşlı kahramanların güvenle cadde de dolaşabilecekleri bir yer, korku ve endişelerinden rahatça söz edebileceği bir yer…) deyip ingilizce sisteme karşı geldiğinde bu yalnızca İngiltere'yi değil tüm dünya insanlarını ilgilendiriyordu. Yine Zülfü Livaneli “Paul Eluard'ın Okulda defterime sırama ağaçlara yazarım adını,... Ey özgürlük” şiirini ezgilerle söylerken tüm dünya vatandaşlarının özgürlüğünden bahsediyordu ve yine Şivan Perwer Cigerxwin'in ... Kîne em? Gelê serfiraz Dijminê dijmin Dostê aştîxwaz... (... Kimiz biz? bağımsız halk düşmanlık isteyenin düşmanı barış isteyenin dostuyuz....)derken tüm dünya halklarının barışından söz ediyordu. Yani demem odur ki, barışı özgürlüğü melodilerdeki gibi evrensel olarak algılayabilir ve yerel şöven yaklaşımlardan kendimizi uzak tutabilirsek sorunların çözümünde akılcı yaklaşmış oluruz. Günümüz siyasi konjonktürü ile birlikte, birçok sözde sorun çözücülerin tribünlere oynamaları ve samimiyetten uzak açıklamalarını okudukça ve dinledikçe diyorum ki herkesin barış ve özgürlük temasının işlendiği bu ezgilerdeki gibi samimi olması gerekir. İşte o zaman tüm sorunlar sorun olmaktan çıkar ve birçok kültürü içinde barındıran -zenginliği de buradan geliyor- binlerce yıllık Anadolu kültüründe, sevgili Hrant Dink'in dediği gibi “su akar çatlağını bulur”. Sizce de öyle değil mi? Dr. Canan Kaftancıoğlu Bu haber 310 defa okunmuştur.
|
HABERLERHABER ARAGAZETE MANŞETLERİ |
||||||||
|
Altyapı: MyDesign Haber Sistemi |
||||||||||